Folklor Kurumu’nun 61. Yıl Bildirgesi

3639

Folklor Kurumu’nun 61. Yılı

Millet olma vasfının en esaslı unsuru milli kültürdür.
Milli kültürün en özlü şeklini de, o milletin folkloru temsil eder.

Halkın değer yargıları zamana, coğrafyaya ve koşullara göre sürekli değişim gösterir. Bu değişim nedeniyle folklor ürünleri de değişir; yani statik değil, dinamiktirler.

Bu anlayışla Folklor Kurumu’nun folklor tanımı şöyledir:

“Folklor; tarih boyunca aşamalar halinde evrimleşen, etkileşen, değişen halkın yaşamını, maddi ve manevi yönleriyle inceleyen, kendi yöntemleri içinde genel konu ve kurallara varmak isteyen bir bilim dalıdır.”

Köklü Bir Bilim Dalı Olarak Folklor

Folklor bir bilim dalı olduğuna göre, onu yaşatan bireylerin ve kurumların bu alanda aktif olması gerekir.
Ülkemizde Cumhuriyet öncesinde başlayan folklor ilgisi, Cumhuriyet’in ilanından sonra Atatürk’ün öncülüğünde daha sistemli bir yapıya kavuşmuştur.

1932’de kurulan Türk Dil Kurumu, Türk Tarih Kurumu ve Halkevleri derleme çalışmalarıyla folklorik ürünleri toplamış ve arşivlemiştir. 1939’dan sonra Köy Enstitüleri de bu çalışmalara katılmıştır.

Ancak bu değerli birikimin bilimsel olarak ele alınacağı, tasnif ve sentez çalışmalarını yürütecek resmi bir kurum eksikti.
Bu ihtiyaç, folklorla ilgilenen herkes tarafından hissedilmeye başlamıştı.

Bu dönemde yapılan derlemeler dağınık ve metotsuzdu. Folklor, ilk kez Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nde Prof. Dr. Pertev Naili Boratav’ın öncülüğünde sistematik bir mecraya oturtulmuştur.
Ne yazık ki bu çalışmalar bazı çevrelerin baskısıyla kesintiye uğramış, Boratav üniversiteden uzaklaştırılmış, ardından Halkevleri ve Köy Enstitüleri de kapatılmıştır.

Bir Kurumsallaşma İhtiyacından Doğan Kurum

Bu dönemde folklora sahip çıkanlar, büyük ölçüde üniversite gençliğiydi.
Türkiye Milli Talebe Federasyonu, Milli Türk Talebe Birliği, İstanbul Üniversitesi Talebe Birliği, Robert Kolej gibi kurumlar, sınırlı imkânlarla folklor çalışmalarını sürdürmüşlerdi.
Ancak folklor, bu kurumların ana hedefleri dışında bir “yan faaliyet” olarak kaldığı için, süreklilik sağlanamıyordu.

İşte bu noktada genç araştırmacılar, yalnızca folklorla ilgilenecek bir kurumun gerekliliğini fark ettiler.
Bu yeni oluşumun amacı, Türk folklorunu akademik bir anlayışla araştırmak, incelemek, arşivlemek ve bilimsel bir düzlemde halka sunmaktı.

3-5 kişiyle başlayan bu hareket, kısa sürede 40 kişilik bir topluluğa dönüştü.
12 Aralık 1964 tarihinde kurucu üyeler Sevgi Babaoğlu, Rasim Cinislİ ve Ferahat Gökoğlu imzasıyla İstanbul Valiliği’ne yapılan başvuruyla,
“Yüksek Tahsil Gençliği Türk Folklor Enstitüsü Kurma Derneği” resmen kurulmuştur.

Türk Folklor Kurumu’na Giden Yol

1965 yılı boyunca Ankara’da yapılan yoğun çalışmalar sonucunda, 16 Mayıs 1966’da Milli Eğitim Bakanlığı Kültür Müsteşarlığı’na bağlı “Milli Folklor Enstitüsü” kurulmuştur.
Bu adım, Türkiye’de folklorun bilimsel temellere oturmasında tarihi bir dönüm noktası olmuştur.

Ardından, 6 Kasım 1966’da İstanbul’daki Hacı Beşir Tekkesi’nde gerçekleştirilen genel kurulda,
kurumun adı “Türk Folklor Kurumu” olarak değiştirilmiştir.

Kurucu isimler arasında Kenan Özbel, Eflatun Cem Güney, Ayhan Doğanç, İhsan Hınçer, Cahit Öztelli, Muhittin Güven ve diğer öncü isimler yer almıştır.
Bu tarihten itibaren folklorun tüm dallarında sistemli ve kurumsal çalışmalar başlatılmıştır.

Köklü Geleneğin Devamı: Folklor Kurumu Derneği

22 Kasım 1972’de Dernekler Yasası’nda yapılan değişiklik doğrultusunda, kurum “Folklor Kurumu Derneği” adını almıştır.

Ana tüzüğün amaç maddesinde şu ifade yer almaktadır:

“Türk folkloru üzerinde araştırma, inceleme ve derleme yapmak, Türk folklorunu tanıtmak için icra grupları meydana getirmek,
tanıtma çalışmalarıyla turizme katkıda bulunmak, Türk folklorunu genç nesillere öğretmek ve folklor hakkında bilimsel yayınlar yapmak.”

61 Yıllık Yolculuk: Bilim, Emek ve Vefa

Folklor Kurumu, 1964’ten bu yana hem yurt içinde hem yurt dışında sayısız ödül kazanmıştır.
Halk Oyunları ve Halk Müziği İcra Grupları, katıldığı festivallerde Türkiye’yi başarıyla temsil etmiş;
yöresinden gelen hocaların rehberliğinde otantikliği koruyarak 40’tan fazla yöre oyunu sahneye taşımıştır.

Halk Müziği çalışmalarımız, Mehmet Özbek, Sadi Yaver Ataman, Arif Sağ, Ömer Şan gibi usta isimlerin öncülüğünde yürütülmüştür.
Derleme-Araştırma Grubumuz, 1965 – 1966 döneminden itibaren Ayhan Doğanç hocamızın nezaretinde Türkiye’nin ilk sistemli folklor arşivini kurmuştur.
Bugün, 2.000’in üzerinde kitapla zenginleşen kütüphanemiz araştırmacılara ışık tutmaktadır.

Festivallerle Dünya Sahnesinde

Kurumumuz, 1995-1998 yılları arasında ‘Uluslararası Sultanahmet Folklor Festivali’ ve 2000 yılından itibaren Büyükçekmece Belediyesi iş birliğiyle “Uluslararası İstanbul Büyükçekmece Kültür ve Sanat Festivali”ni düzenlemiştir.
Bu festival, 2025 yılında 26. kez düzenlenmiş ve artık dünya çapında saygın bir konuma ulaşmıştır.

Folklor Kurumu  2022-2023 yıllarında Avcılar Belediyesi iş birliğiyle ‘Uluslararası Avcılar Bathonea Kültür ve Sanat Festivali’ni düzenlemiştir.

2024 yılında ise Şile Belediyesi iş birliğiyle ’34. Uluslararası Şile Bezi Kültür ve Sanat Festivali’nin organizasyonunu gerçekleştirmiştir.

Bugün ve Gelecek

61 yıllık birikimiyle Folklor Kurumu, Türk halk kültürünü yaşatmak, genç kuşaklara aktarmak ve uluslararası düzeyde tanıtmak misyonunu aynı heyecanla sürdürmektedir.

Bir bayrak yarışındayız;
amacımız yalnızca koşmak değil, bayrağı bizden sonrakilere daha güçlü bir şekilde devretmektir.

Bu 61 yıllık yolculukta emeği geçen tüm kurucularımıza, yöneticilerimize, eğitmenlerimize, sanatçılarımıza ve üyelerimize şükranlarımızı sunuyoruz.

Türk halk kültürüne gönül veren herkese, bu büyük mirasa sahip çıkma yolunda bizlerle birlikte yürüdükleri için teşekkür ediyoruz.

Saygılarımızla,

Yönetim Kurulu